15 Şubat 2014 Cumartesi

Çaktırmadan ciddileştirmeye çalışıyor herkes beni amma naaaniiiik!!! Benden sizden biri çık-maaaaaaaz!!!

Bakın ben böle bişeyim!
Suya atın şişeyim.
topa tutun düşeyim
Yana kayın işeyim yoksa üstünüze işiycem; çok sıkıştım olum ya aaaa!
Anti ciddi hareket etmek öle herkesin becerebileceği bir halt değildir.
uzuuun eğitimler gerektirir.
kabullenişler, acı çekmeler, çektirmeler,
iri kazıklar, diri kazıklar, yemek icaab eder:))
en önemliside yaşlı bir ruh gerektirir.
bu nedenle sadece ossekiz üyesi vardır ve bu üyelerin çoğu o gruba üye olduklarını unutmuşlardır bile!
hahahhaha!!
Kalpten üyelik gerekir buraya!
boş lafa alışmış zihinlerle olmas bu işler!:)
yönlendirmeler başlayacak yakında; ona göre yönlenin bakiim!!:))
mmuuuuaaaaahhhh!



31 Ocak 2014 Cuma

Bi eylem=olay=hareket ne yaparsan yap gerçekleşmiyorsa üstelemiycaksın maykıl! :))

İşte makyıl soyadını böle almış!
sene 1803 ab ve d de ilk soyadları yeni yeni alınıyor.
Com. gibi dağıtılıyor ilk başta hani farklı olsun diye uğraşılıyor: karışmasınlar birbirlerine..
Pok var sanki ulan hepsi aynı mok zaten..
Ha numaralandırmışsın ha isim vermişsin!!
L.C cooper mı lan bu?: Numarası yok adı var!! uuuuaa uuaa lee cooper!!!:)


şimdi yemeğe gidiyom gelicem bi yere ayrılma!!:)

Geldim ama ne için?
Ha!
Üstelemiycen olmuyosa başka bi şeye yönelicen! O başka bir yoldur senin için!
Bu yönelimin milletle dinle alakası yok tamammen senin içinle alakalı!
Belki doğru bilgilerle kuşanır geri o yola dönersin yine eskaza:))
Anlayan anladıysa ses versin!!

Rapaytzma

27 Aralık 2013 Cuma

Nazar Değmesin!!!
Bunun asıldığı eve nazar mazar değmez. Kabızın göxü,  topalın topu açılır...
evde ortam on numara olur..
muska gibi, büyü gibi bir gücü vardır bunun...
de hade arayın son 5 parça elimizde!
SON 4 PARÇA KALDI!!!
0 533 2 587 5870 533 2 587 587
:)

12 Aralık 2013 Perşembe

tabletten foto koydum...:) bi başarı hikayesi....

çanlarım sonunda bloğuma foto ekleyebildim firefox kurupta biraz yavaş ama napalım...hava gü eşli şahane bi sultan eyli ikindisi deeeermişim...:)






Ach geri dönüyor....ist..kar...meesaj kaygısı...:))


sitenin duvarları
kabarır damarları
gider gelir el olur
yarimin bu halları

yerde kar saçımda kar
yalan yalan saçım nah  kar
böle düttürü dünyayı
hakan nah kine takar:))

P.S. I love u....hahahhaha yok lan ne love u su gerizekalı filme gönderme yaptım sadece siz hala ananızın duygularıyla mı seviyorsunuz?
Bırakın bu saçmalıkları hakikate gelin!
Maskelerinizin gerçek yüzünüz değilde birer maske olduğunun farkına varın artık.
Fetüslükten itibaren size öğretilen maskeler...
Bi mok anlamıyorsunuz biliyorum ama yazmazsam olan bana oluyor a dostlar!

Ach durdurulamaz!!!
:)

17 Ekim 2013 Perşembe

zamzung ş5

Zamsung S5 i duyurdu! Pardon Ş5 miş o... Ş5 beraberin bir çok yeni özellikle geliyor: Yemeğin tuzu az uyarı özelliği özellikle dikkati çekiyor. Ayrıca dost meclisinde kimin osurduğunu anında tespit eden cihaz gizemli gaz salımlarınada bir son verecek gibi görünüyor:))

11 Mayıs 2013 Cumartesi

yağmur 1 (deneme)

Gizli yazım:))

 Yağmur 1 
O gün her zamankinden farklı başlamıştı sanki benim için. Her sabah münasebetsizce maruz kaldığım, babamın sesi bile bir hoş gelmişti kulağıma. Sanki bizi düşünüyormuş gibi cümleler sarf ediyordu. Mesela: “1 de kalksalar ancak 2-3 gibi yemek yerler annenide o zaman çağırırsın…vs.” Sonra güneş ışınları vardı dışarıdan tozlu ve kirli perdelerimize kaşarlanmış güneş ve görüş önleyiciler havası vererek gelip suratıma yarımyamalak ulaşabilen. “kalk ha kalk! Yatma yeter!” diye biraz samimi biraz kabaca söylenen Barış Mançovari bir melodi; bir şarkı sözü duydum sanki. Bilmem belki de hayal ettim; Babam bir Barış Manço hayranıydı ve senelerdir çaldığı gitarıyla bana onun tarzında bir şarkı söylüyordu kalkmam için. Nasıl ayaklandığımı bende hatırlamıyorum. Ama ilk yürümeye başladığım anda masanın üzerinde dolma saran annemi ve ardında da hemen karşısında ki televizyonda sevip sevemediğime karar veremediğim o TV programını gördüm: BBG evi. “Ulan” dedim içimden “ben bu evin demirbaşı olmalıyım. Hayatım hep gözler önünde olmalı, yarışmacı denen o insanlar hepsi gelip geçmeli ama ben hep orda kalmalıyım. Belki de tüm insanlığa olmasa bile en azından bu ülkeye maksimum derecede yararlı olabilirim. Çünkü ben en iyi bunu becerebiliyorum: gerçek hayatımı yaşarken oynamak; rol yapmak yani.” Bütün bunlar kafamdan geçerken açlığım daha baskın olmaya başladı: sanki küçük bir çocuk gibi, acıtırla acıtmaz arası mideme yumruklar atıyordu. Bir şey istiyordu inatla. “Yemek” dedim, “akıtma” diye bir ses işittim. Ne zaman bu kelimeyi duysam içten içe sevinirim. Unu, suyu, tuzu, kabartma kumunu; pardon tozunu, duruma göre sayıda yumurtayı bir kaba koyup karıştırıyorlar. Kıvamı tutunca (bal kıvamında olacak) biraz yağ konmuş tavaya bir kepçe ile akıtıp pişiriyorlar. Allah iştahım kabardı. Aylin akıtmayla uğraşırken bende dün gece barda kısılan sesimizi açmak için ballı papatya suyu yaptım. Her şey bitti, ben basınçlı kapların periyodik kontrolü isimli kitabımı alıp alaturkaya girdim. Bir iki dakika sonra bir gürültü bir fırtına bir rüzgar tırstım birden; şey dışarıda yani, meğersem yağmur başlamış. Kapılar çarpıyor, pencereler kırılıyor. Aha dedim kıyamet! Tuvalette işim bitince pencerenin önüne geçip yağmuru ve karşı binadaki yavruyu seyrettim hayran hayran. Yavru güvercini yani.:) Orda öyle uyuya kalmışım… 
YAĞMUR 2